Behçet hastalığının tedavisi sırasında başlıca amaç ağır organ tutulumu olan hastalarda (Göz, Büyük damar ve Merkezi sinir sistemi) kalıcı hasarları engellemektir. Bu amaçla hayatı ya da organları tehdit eden durumlarda yüksek doz kortizon, siklofosfamid; ya da siklosiporin, azatioprin gibi bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar gerekebilir ancak hastaların az bir kısmı bu tür tedavilere ihtiyaç duyar.
Behçet hastalığı'nın tedavisinde romatoloji, dermatoloji, göz hastalıkları uzmanları ve gerektiğinde nörolog ve kalp/damar cerrahları ortak çalışır.
Behçet Hastalığı’nın bütün belirtilerinin bir arada görülmesi zorunlu değildir ancak kesin tanı koyabilmek için ağız yaralarının olması şarttır.
Bunun yanında genital bölge yaraları, deri problemleri, göz belirtileri ve paterji testinin pozitif çıkması gibi dört belirtinin varlığı kesin teşhis için gereklidir.
Kesin tanı için herhangi bir laboratuvar incelemesine gerek yoktur, klinik bulgular yeterlidir. Sadece beraberinde başka hastalıkların varlığını araştırmak için tetkik yapılabilir.
Tedavisi
Tedavi şekline, klinik bulgulara göre karar verilir. Behçet Hastalığı’nın tedavisi iki kısımlıdır.
Birincisi lokal, ikincisi ise sistemik tedavidir. Ağız, deri ve genital bölge belirtilerinde lokal, organ tutulumlarında ise sistemik tedavi uygulanır.
İltihabın ilerlemesini durdurmak ve yaraların iyileşmesini sağlamak için ilaç tedavisi uygulanır.
Ayrıca Behçet hastalarının, hastalığın neden olduğu rahatsızlıklar nedeniyle de düzenli kontrole gitmeleri şarttır.
Gözdeki iltihaplanma için 6 ayda bir göz doktoruna; damar, sinir ve sindirim sistemi tutulmaları için de kontrollerini düzenli aralıklarla ilgili hekimlere yaptırmalılar.
Cerrahi müdahaleye ise ancak damarlardaki anevrizmanın gelişmesi durumunda başvurulur.
Behçet hastasının yaşamını kolaylaştıracak öneriler